5th International Instructional Technologies & Teacher Education Symposium Logo

Eğitsel Bağlamda Atölye Temelli Dijital Hikâye Anlatımı Süreci: Sorunlar, Gereksinimler ve Öneriler

Hatice Çıralı Sarıca

[email protected], Hacettepe Üniversitesi

Yasemin Koçak Usluel

[email protected], Hacettepe Üniversitesi

Dijital Hikâye Anlatımı (DHA), kolaylaştırıcılar tarafından belli aşamalar takip edilerek yürütülen (döngüsel bir şekilde), kişisel anlatıların kişinin kendi ses ve seçtiği görsellerle dijitalleştirildiği atölye temelli bir uygulamadır (Hartley ve McWilliam, 2009; Lambert, 2010, 2013; Şimşek, 2012, 2013). DHA’nın alanyazında farklı uygulanma süreçleri olmasına rağmen atölye temelli bir uygulama sürecini diğerlerinden ayıran en önemli hususların “süreçte kişisel deneyimler veya yaşantılar ile ilgili anlatılara yer verilmesi, sesin merkezde olması, hikâye çemberinin olması, süreçte kolaylaştırıcıların yer alması ve birlikte üretim sürecine odaklanılması” olduğu söylenebilir (Hartley ve McWilliam, 2009; Lambert, 2010, 2013; Şimşek, 2012, 2013).

Eğitsel bağlamda DHA konusunda Türkiye’deki yapılmış çalışmalar incelendiğinde, “DHA’nın yaşantıları ve deneyimleri anlamaya yönelik bir atölye çalışması olarak örgütlenmediği, atölye sürecinden daha ziyade, bireysel beceri geliştirme hedefinin ağırlıklı olduğu” dikkati çekmiştir (Şimşek, Usluel, Sarıca ve Tekeli, 2017). Türkiye’deki atölye temelli çalışmalara olan gereksinimin ortaya konması acaba uluslararası bağlamda da durum aynı mıdır? sorusunu beraberinde getirmektedir. Buradan hareketle bu çalışmada uluslararası bağlamdaki atölye temelli DHA çalışmalarındaki var olan durumun derinlemesine analiz edilmesi amaçlanmıştır. Böylece atölye temelli DHA çalışmalarının niçin, nasıl ve kimlerle yürütüldüğü incelenerek nelere gereksinim olduğunun ortaya konulması planlanmıştır.

Atölye temelli DHA çalışmalarını incelemek için “Science Direct” ve “Web of Science” veritabanlarında sistematik bir betimsel tarama süreci yürütülmüştür. Tarama sürecinde “digital storytelling” ve “workshop” anahtar sözcükleri kullanılmış ve yıl sınırlaması yapılmamıştır. Tarama sürecinde “Science Direct” veritabanında 40 makale ve 10 bildiriye ulaşılırken, “Web of Science” veritabanında 11 makale ve 17 bildiriye ulaşılmıştır. Ulaşılan bu çalışmalar incelendiğinde; iki veritabanında çakışan, tam metnine erişimi olmayan, DHA’nı temel almayan, DHA uygulama sürecinin bir atölye bağlamında yürütülmemiş olan, DH’leri değerlendiren ve derleme olan çalışmalar analiz sürecinin dışında bırakılmıştır. Sonuç olarak atölye temelli DHA konusunda yapılmış 11 makale ve iki bildiri üzerinden içerik analizi yapılmıştır. Bu çalışmalardan  beş tanesinin eğitsel bağlamda olduğu bunlar arasından da sadece bir tanesinde öğretmen eğitimine odaklanıldığı görülmüştür.

Analiz sonucunda DHA ile ilgili çalışmaların eğitim, sağlık, iletişim, spor ve psikoloji gibi farklı alanlarda yapıldığı görülmüştür. Çalışmaların çoğunda toplumda farklı bir konumda olan bireylerin, daha çok da kırılgan grupların (sporla uğraşan kadınlar, göçmen ve mülteciler, şiddete uğrayan, hapse atılan ve/ya sınır dışı edilen kişiler, öğretmenler, hemşireler, erken bunama evresindeki kişiler, HIV ile yaşayan gençler, savunmasız gençler) çeşitli değişkenler açısından deneyimlerinin veya yaşamlarının araştırılmasının amaçlandığı görülmüştür. Diğer çalışma amaçları incelendiğinde ise beceri gelişiminin araştırıldığı, DHA’nın müdahale yaklaşımı olarak değerlendirildiği, eğitim aracı olarak potansiyelininin araştırıldığı, DHA sürecinin değerlendirildiği, öğretmenlerin sosyal sınıf konumlandırmalarının araştırıldığı ve mesleki kimlik, kurum ve utancın oluşum sürecinin anlaşılmaya çalışıldığı ortaya çıkmıştır. Çalışmalarda ele alınan değişkenler incelendiğinde eğitsel, kişisel ve toplumsal olmak üzere üç kategori ortaya çıkmıştır. Eğitsel olarak öğretmenlerin DHA'na ilişkin inançları ve algıları, dijital görsel beceri, sosyal sınıf konumlanması, öğretmen kimliği, mesleki kurum ve mesleki şema değişkenlerinin ele alındığı görülmektedir. Kişisel olarak liderlik, güçlenme (empowerment), geleceğe yönelik umut duygusu, öz-yönetim, öz-yeterlik, öz-saygı; toplumsal olarak da sosyal destek ve toplumsal aktivizm değişkenlerinin ele alındığı görülmektedir. Nitel olarak gerçekleştirilen çalışmalarda; katılımcı araştırma, katılımcı eylem araştırması, durum çalışması, olgu bilim ve toplum temelli katılımcı araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma grubu yaşlılar, yetişkinler, gençler, hemşireler, öğretmenler ve araştırmacılardan oluşurken; çalışma grubu büyüklüğü ise atölye temelli uygulama gerçekleştirilmesinden kaynaklı küçük tutulmuştur. Her bir atölye çalışmasının 10 kişiyi geçmediği, toplamda çalışmaya katılan kişi sayısının da 3 ile 40 kişi arasında değişiklik gösterdiği görülmüştür. Oysaki DHA konusundaki eğitsel çalışmalarda daha çok öğrencilerle ve kalabalık gruplarla çalışmaların yürütüldüğü dikkati çekmektedir (Çıralı ve Usluel, 2015). Bunun da DHA’nın bireyler üzerindeki doğurgularını derinlemesine inceleyememe sorununu beraberinde getirdiği söylenebilir. Ayrıca atölye çalışmalarında daha dezavantajlı, kırılgan gruplarla çalışılmasından hareketle, eğitimde de dezavantajlı gruplarla çalışmaların yürütülmesine gereksinim olduğu ileri sürülebilir.

Son olarak çalışmalarda DHA’nın kişisel, kişiler arası ve eğitsel bağlamdaki doğurguları ortaya konmuştur. Kişisel bağlamda, derinlemesine düşünmeye, geçmişin hatırlanarak gözden geçirilmesine, kişilerin seslerini duyurmasına fırsat sunduğu; yeni anlayışların, bakış açıların oluşumunu ve kendini anlamayı sağladığı, benlik duygusu için faydalı olduğu, deneyimlerin ifade edilmesinin bir yolu olduğu; öz-yansıtma aracı olduğu; kendini ifade etme yeteneğini, öz-saygıyı, öz-farkındalığı, öz-kontrolü, öz-güveni, öz-dönüşümü, liderliği geliştirdiği belirlenmiştir. Ayrıca kişiler arası bağlamda ilişkilerin, bağın ve iletişimin kurulduğu; işbirlikli çalışmaya fırsat sunduğu, dayanışma duygusunu geliştirdiği, ortak bir aidiyet duygusu ve empati kurmayı sağladığı görülmüştür. Eğitsel bağlamda ise öğretmenlerin mesleki gelişimini desteklediği, öğrenciler arasında fırsat eşitliği sağladığı, yaşam boyu öğrenmeye katkı sağladığı, yetenek veya beceri gelişimini sağladığı, bir eğitim ve öğrenme aracı olduğu ortaya konmuştur. Bu doğurgular farklı disiplinlerde ortaya konmuş olsa da eğitsel bağlamda da bu tür değişkenlere odaklanarak çalışmaların yapılmasına gereksinim olduğu söylenebilir. Örneğin eğitsel bağlamda öz-farkındalık değişkeni ile ilgili bir çalışma planlansa, öğretmenlerde DHA yoluyla mesleki anlamda kendileri ile ilgili farkındalık oluşarak, mesleki uygulamalarına yön verebilecekleri ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayabilecekleri söylenebilir. Buradan hareketle bu çalışmada ortaya konan doğurguların, birçok çalışmasının girdisini oluşturabileceği ileri sürülebilir. Sonuç olarak alanyazında DHA konusunda disiplinler arasında yapılmış birçok çalışma olmasına rağmen atölye temelli ve özellikle eğitsel bağlamda yapılan çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Buradan hareketle eğitsel bağlamda derinlemesine inceleme gereksinimi duyulan alanlarla ilgili olarak, bu çalışmada ortaya konan DHA’nın doğurguları göz önünde bulundurulabilir.

Keywords

dijital hikâye anlatımı, atölye, eğitsel bağlam