5th International Instructional Technologies & Teacher Education Symposium Logo

Sosyo-Kültürel Özellikler Bağlamında Eğitim: Diyarbakır/Sur Örneği

Buket Taşkın

[email protected], Hacettepe University

Hakan Tüzün

[email protected], Hacettepe University

Çalışmada Türkiye’nin gelişmekte olan bölgelerinden olan Güney Doğu Anadolu Bölgesinde bir bağlam, sosyo-kültürel açıdan ve eğitsel sorunlara odaklanılarak incelenmiştir. Araştırmada bağlamın sahip olduğu sosyo-kültürel özelliklerin eğitim-öğretim yaşantıları üzerindeki etkisi anlaşılmaya çalışılmıştır. Toplanan veriler ışığında bağlamdaki eğitim ihtiyaçlarına ve eğitimin önündeki engellere dair otantik verilere ulaşılması amaçlanmıştır.

Araştırma bilişsel etnografi yöntemi temel alınarak desenlenmiştir. Çocukların öğrenme süreçlerinin yakından incelendiği ve katılımcılarla uzun zaman geçirilerek güven kazanıldığı uygulama süreci boyunca bağlamın durumunu derinlemesine yansıtan verilere ulaşılmıştır. Süreç boyunca öğrenciler, veliler, öğretmenler, okul idarecileri ve milli eğitim yetkilileri ile görüşülmüş ve gözlem yapılmıştır.

 Çalışmanın gerçekleştirildiği köy, yaklaşık olarak 200 haneden oluşmakta olup merkeze ulaşım sıkıntısı yaşayan bir coğrafi bölgededir. Düşük gelir düzeyine sahip halk, geçimini genel olarak tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Taşımalı eğitim veren köy okuluna civardaki 7 farklı köyden öğrenci gelmektedir. Araştırma 2 sene boyunca aralıklı olarak yapılan ziyaretlerle yürütülmüş ve süreç boyunca, yaşları 6-12 arasında değişen 48 öğrenci ayrıntılı olarak gözlemlenerek sorunları dinlenmiştir. 

Araştırma bulgularına göre çalışma bağlamında eğitsel süreçlere etki eden sorunlar; ekonomik yetersizlikler, eğitim dili, çocukların okula gönderilmemesi ve devamsızlık, kadın-erkek eşitsizliği ve terör başlıkları altında toplanmaktadır.

Ekonomik yetersizlikler, köyde yaşanan ulaşım sıkıntısı, kaynak yetersizliği ile su ve elektrik kesintileri çocukların sağlık ve eğitimlerini etkilemektedir. Okulda kırtasiye malzemeleri, teknolojik malzemeler, hatta ısınma ve beslenme açısından kaynak yetersizliği yaşanmaktadır.  

Çalışmanın yapıldığı bağlamda karma bir etnik yapı bulunmaktadır. Katılımcıların çoğunluğunu Kürt, Zaza, Süryani, Arap ve Ermeni kökenli bireyler oluşturmaktadır. Çocuklar Türkçe’yle ilk olarak okula gittiklerinde karşılaşmakta ve adaptasyon sorunu yaşamaktadır. Öğrencilerin doyurucu biçimde Türkçe öğrenmelerinin ortalama 2 yıl sürdüğünü söyleyen eğitimciler, sonrasında müfredatta yer alan konuları yetiştirmelerinin neredeyse imkânsız hale geldiğini belirtmişlerdir. Bu sebeple okul öncesinde Türkçe öğrenimi ile ilgili daha kapsamlı ve uzun soluklu çalışmalara ihtiyaç duyulduğu saptanmıştır.

Okul idarecileri, veliler ve köylüler; oğlan çocuklarının tarlaya gitmeleri, kız çocuklarının ise ev işleri yapmaları veya evde kardeşlerinin bakımını üstlenmeleri sebebiyle devamsızlık problemi yaşadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca kız çocuklarının ağırlıklı olarak okulu erken bıraktıkları ve kadınların sosyal yaşamda ikinci planda kalmasının genel bir sorun olduğu görülmüştür.

Türkiye’nin Suriye sınırında bulunan Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan terör olayları hayatın her alanında etkili olduğu gibi eğitimi de etkilemektedir. Çalışmanın temellerinin atıldığı ilk yıl olan 2014’de daha sakin ve huzurlu bir ortam bulunmaktayken, terör olayları 2015 yılında artmıştır. Bu nedenle eğitim, öncelik bakımından daha gerilerde kalmaktadır. Özellikle büyük yaş grubundaki öğrencilerin (9-12 yaş) süreç boyunca psikolojik açıdan kötü etkilendikleri, kaygı düzeylerinin yüksek olduğu ve ilgilerinin politik olaylara kaydığı gözlemlenmiştir.

Keywords

etnografi, eğitimin önündeki engeller, terörün eğitime etkisi, çok kültürlü eğitim